Pedodonti (Çocuk Dişhekimliği)

 

Pedodonti Nedir?

 

Pedodonti ya da Pediatrik Dişhekimliği (Çocuk Dişhekimliği), daimi dişlenme tamamlanıncaya kadar çocuklarda süt ve genç daimi dişlerin hastalıkları ve tedavisi ile ilgilenen bilim dalıdır.

Süt ve genç daimi dişlerin tedavileri; koruyucu uygulamalardan, dolgu ve kanal tedavilerine, dişlerde meydana gelen travmalardan erken süt dişi kaybına bağlı olarak ileride ortaya çıkabilecek ortodontik sorunların engellenmesi için yapılacak yer tutucu apareylere kadar uzanan geniş bir yelpazede değerlendirilebilir.

 

Süt Dişleri ve Bakımı:

 

Bebekliğin ilk 6 ayında süt dişleri sürmeye başlar ve 2,5-3 yaşına kadar toplam 20 adet süt dişi ağızda tamamlanır.

İlk süt dişlerinin ağızda görünmesinden itibaren diş bakımı başlamalıdır. Başlangıçta öğünlerden sonra temiz bir gazlı bez ile dişlerin temizlenmesi yeterlidir. Bebeğin süt ve mamayla beslendiği dönemde ağızda süt ya da mama artığı kalmaması erken çocukluk çağı çürüklerini önemli ölçüde engelleyecektir.

Ağızda süren diş sayısı arttıkça yumuşak uçlu ve bebeklere özel diş fırçalarının kullanımına geçilebilir. Çocuğa düzenli fırçalama alışkanlığının kazandırılması mümkün olduğunca erken başlamalıdır. Okul öncesi çağa kadar fırçalamanın ebeveyn tarafından yapılması ideal olandır. Ancak çocuğun da bu konuda kendine güveninin kazandırılması için asıl fırçalamadan sonra çocuğun kendisinin de dişlerini fırçalaması teşvik edilmelidir.

 

Koruyucu Uygulamalar

 

Fissür Örtücüler:

 

Fissür örtücüler; çürüğe eğilimli süt ve daimi dişlerin çiğneme yüzeylerindeki oluk ve çukurcukların herhangi bir madde kaybı olmadan koruyucu amaçlı örtülmesini sağlayan beyaz renkli çürük önleyici materyallerdir.

 

6 yaş civarı süt dişlerinin arkasından ilk kalıcı dişler sürmeye başlar. Genellikle süt dişi sanılıp gerekli önem verilmeyen bu dişler kısa zamanda çürüyebilirler.

 

Fissür örtücüler, fırçalama ile yeterince temizlenemeyen diş yüzeylerine kimyasal bir muamele sonrası uygulanarak bu olukları doldurarak bakterilerin yerleşmesini olanaksız kılar. Bu yönüyle oldukça etkili bir çürük önleyici maddedir.

 

Fluorid Uygulamaları:

 

Öğünlerden sonra ağızda oluşan asidik ortam diş minesinin çözünmesine ve çürük oluşumuna neden olmaktadır. Fluorid uygulanmış dişlerde minenin yapısı daha güçlü olduğu için bu dişler asidik ortamda çözünmeye karşı daha dayanıklı olacaktır.

Dişmacunlarının içerisine çürük önleyici ajan olarak katılmış olan fluorid düzenli diş fırçalayan bireylerde bu etkisini oldukça iyi göstermektedir. Bunlara ek olarak çocuklarda her 3 veya 6 aylık periyodlarla diş hekimleri tarafından uygulanacak topikalFluorid vernikleri ya da jelleri ile çocukların diş çürüklerinden tüm hayatları boyunca korunmaları mümkündür.

 

Dolgular ve Kanal tedavileri:

 

Süt dişlerinin çürük ve abseli bir şekilde ağızda bırakılması süt dişlerinin hemen altında kemik içerisinde yeralan sürekli diş tohumuna zarar verip, renk ve yapı bozukluklarına neden olur.

Çürük eğer fazla ilerlememişse dolgu ile tedavisi yeterli olurken çok derin çürüklerde ve abse yapmış dişlerde tıpkı erişkinlerdeki gibi kanal tedavisi gerekli olacaktır. Tüm bu tedavilerde ortak amaç enfeksiyonun ilerleyerek daimi dişlere zarar vermesini engellemektir.

 

Süt Diş Çekimi ve Yer tutucular:

 

Çürük nedeniyle aşırı madde kaybına uğramış enfekte süt dişlerinin tedavisi bazı durumlarda mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda süt dişlerinin erken çekilmesi gerekebilir. Ancak çekilen süt dişinin yerine sürecek olan daimi diş henüz gelişimini tamamlayamamış olacağından bu boşluğun daimi diş sürene kadar korunması gerekmektedir. Çekim yeri kendi haline bırakılırsa konuşma ve çiğneme fonksiyonunu bozacağı gibi ortodontik bozukluğa da neden olur.

 

Zamanından önce çekilen süt dişinin bıraktığı boşluğa komşu dişler eğilerek çekim boşluğunu daraltacağı için zamanı geldiğinde sürmeye başlayan daimi diş bu daralmış yere sığamaz, eğri çıkar veya hiç çıkamaz. Bu nedenle çekim boşluklarının kesinlikle bir yer tutucu yardımıyla korunması gerekmektedir.

 

Çocukların dişleri niye çürüyor?

 

 Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.

Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.

 Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.

 

Çürük oluşumu engellenebilir mi?

 

 Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı yada ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; "fissür örtücü" dediğimiz malzemedir. Dişçürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar. Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine de uygulanabilir.

 Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.

 

Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır?

Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur. 

Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında ) başlanması uygundur.

Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir.